Türkiye ve Rusya arasında yeni “savaş” başlıyor: Erdoğan Moskova’ya yeni güçlü ekonomik darbe indirmeye karar verdi.

Ankara tarafından alınan yeni ekonomik önlemleri “dostluk olmayan eylemlerinden” biridir. 15 marttan beri Türkiye bazı Rusya’nın tarım ürünlerine vergi koydu. Şu halde Türkiye Rusya menşeli buğday, mısır, ham ayçiçek yağı, ayçiçek küspesi, bezelye ve pirince, “dahilde işleme rejimi” kapsamında, ithalat yasağı koydu. Bu, Ankara’nın Rusya’nın ithalatına karşı ekonomik yaptırımların uygulamasını ifade ediyor. Rusya Tarım bakanlığı buna birden tepkisini gösterdi. 22 martta Tarım bakanılığının sitesinde Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev, Türk meslektaşların böyle bir davranışı iki ülke arasında sağlam ve güçlü ilişkilerin geleştirmesine engellediğini söyledi. Aynı günde Rusya başbakanın yardımcısı Arkadiy Dvorkoviç Türkiye başbakanın yardımcısıyla bu konuyla ilgili telefon görüşmesini yaptı. Dvorkoviç, “Onlar ürünlerimizi kısıtlarsa muhtemelen biz de bunu yapmak zorunda kalırız. Umarım, aklı selim kazanır” dedi. Bu arada Dvorkoviç, sorunların Türk tarafı ile sürekli olarak görüşüldüğünü, sürecin sıkıntısız geçmediğini ancak uzlaşma ve “ortak dil bulma” çabasının olduğunu vurguladı.

Türkiye ekonomi bakanı Nihat Zeybekci rus tarım ürünlerine vergi koyması şöyle izah etti: Rusya tarafından sınırlandıran türk ihracatçılar rus tarım ürünlerine vergi koyulmasını istediler. Türkiye 2015 kasımda rus uçağı düşürüldükten sonra rus yaptırımlarla karşılaştı. Rusya’nın Türk tarım ürünlerine uyguladığı ambargo özellikle tarımsal ürünleri vurdu. Istanbul’da yapılan Putin-Erdoğan görüşmesinden sonra Rusya, Türk tarım ürünlerine pazarını yeniden açmış. Sonuçta Rusya’ya gidemeyen mandalinalar, pazarda ucuza satıldı. Ve barıştan sonra bile bu yaptırımlar tamamen kaldırılmadı.

Rusya kısa bir zaman önce bir kararname yayınlayarak Türkiye’den ithalatı düşük tonajlarda olan soğan, arpacık soğanı, karnabahar, brokoli, tuz, karanfil çiçeği ve sakızın ithalatına izin vermiş ancak Türkiye için ihracatı önem arzeden domates ve başka sebzelerin ithalatını ambargo altında tutmaya devam etmişti.

Yasağın nedeni, Kremlin’in domates gibi önemli Türk tarım ürünlerine koyduğu ithal yasağını kaldırmayı reddetmesidir.

Ayrıca kısa bir zaman önce Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı resmi sitesinde Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin, 16 Mart 2014 tarihli gayrımeşru referanduma dayanılarak, Rusya Federasyonu tarafından ilhak edilmesinden bu yana üç yıl geçtiğini, uluslararası hukuka açıkça aykırı olan bu eylem neticesinde ortaya çıkan fiili durumu tanılmadığını bir kez daha belirtmektedir.  Bu vesileyle, Türkiye Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine olan desteğini teyit ediyor.  Türkiye, Kırım’daki gelişmeleri yakından izlemeyi ve Yarımada’nın asli unsurlarından olan Kırım Tatar Türklerinin hak ve menfaatlerini müdafaa etmeyi sürdürecektir.

Enteresan olan şey 2013’ün başlarından itibaren Rusya, Türk hükümeti tarafından PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak görülen Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) lideri Salih Müslim’le sıkı temaslar kurdu. Rusya ile PYD arasında DAEŞ’e karşı ortak mücadele etmek için müzakereler yapıldı. Rusya PYD ile ilişkilerinde bir adım daha ileri giderek 10 Şubat 2016’da PYD’nin Moskova temsilciliğinin açılmasına izin verdi. Bütün bu sıcak gelişmelere rağmen Moskova-Ankara ilişkileri şöyle ya da böyle devam ediyor. Ama bu gelişme ne kadar uzaklaşabilir?

Türkiye-Rusya ilişkilerindeki iyileşmeyi öpüp güle güle diyebilir miyiz acaba?

Page with Comments

Deja un comentario

Tu dirección de correo electrónico no será publicada. Los campos obligatorios están marcados con *